Halıcılık

Günümüzde evlerimizin tabanı olduğu kadar duvarlarını da süsleyen halı, geçmişten günümüze kadar birçok aşamadan geçerek el dokumacılığından fabrika üretimine sıçrama yapmıştır. El dokuması halıların değeri ise her zaman var olmuştur.

Bugün özellikle Hereke tipi halının Türkiye de yayılmasında Başçiftlik’in çok büyük katkısı vardır. Bu sebeple Başçiftlik ilçesinde halıcılığın başlaması, gelişmesi ve Başçiftlik’in halıcılığın gelişmesindeki rolünü iyi bilmek gerekir. Başçiftlik’te 1970’li yıllara gelinceye kadar halk geçimini tarım ve hayvancılıktan kazandığı az bir para ile sağlamaktaydı. Erkekler genelde büyük şehirlere giderek mevsimlik işçilik yaparlardı. Başçiftlik’in bu kısıtlı ekonomisinin takviyeye ihtiyacı vardı. Bunun için ilk önce belediye teşkilatı kurulmuştur. Belediye başkanı İhsan Şen ve kasabanın ileri gelenleri çözümler aramışlardır. O yıllarda Tokat’ta görev yapan Vali Yusuf Yakupoğlu’nun tavsiye ve yardımlarıyla halıcılığın Başçiftlik’e getirilmesine karar verilmiş ve 40 tane kız çocuğu Tokat’taki halıcılık okuluna kursiyer olarak gönderilmiştir. 8 aylık bir eğitimden sonra sertifika alan öğrencilere, Başçiftlik Kalkınma Kooperatifi tarafından halıcılık kursu açılarak kasabadaki diğer kızların da halıcılığı öğrenmesi sağlanmıştır.

İleriyi gören bazı vatandaşların teşvikiyle halı dokumacılığı sonradan evlere taşınmıştır. Halıcılığı öğrenen her aile kendi evine tezgahını kurmuş, kısa zamanda da tüm Başçiftlikli halıcı olmuştur. Halıcılıkla beraber kasabaya bol para girmiş, büyük şehirlere çalışmaya giden vatandaşlar gitmez olmuştur.

Kadın ve kızların dokuduğu halılardan elde edilen kazanç kasabanın durumunu değiştirmiştir. Ancak halıcılıktan elde edilen gelir, iyi yatırımlara dönüştürülememiştir. Maddi imkanların genişlemesi, elde edilen gelirin fazlalığı erkekleri tembelleştirmiş, kasabada ki kahvehane sayısını hızla artırmıştır. İhtiyaç fazlası binalar yapılmış, içleri lüzumsuz mobilyalarla döşenmiştir.

Halıcılık, beraberinde ticareti canlandırmış, bir kısım vatandaş halı ticaretine yönelerek büyük kazançlar temin etmişlerdir. Bu arada sermayesiz işe başlayanların bir kısmı iflas ederek piyasadan silinmişlerdir. Ticareti kuralına göre yapanlar ise kısa zamanda bol para kazanmışlardır. Bütün bunlara rağmen ortak çalışma, sermayeyi birleştirme, şirketleşme ve kooperatifleşme gerçekleştirilemediği için onlar da fazla büyüyememişlerdir.

Başçiftlik’te başlayan halıcılık, evden eve, köyden köye, şehirden şehre tüm Türkiye’ye yayılmıştır. Dokunan halılar Türk ekonomisine büyük katkılar sağlamıştır. Başçiftlik’in bu çalışması gerçekten takdire şayandır.

Başçiftlikli bir yandan halıcılık yaparken, öbür yandan da halıcılıkta kaliteyi arttırmak, vatandaşın halısını daha iyi değerlendirmek amacına yönelik olarak Halı Festivalleri düzenlemiştir. Bu festivallere Türkiye’nin en büyük pehlivanları davet edilerek güreşler yapılmıştır. Yine bu festivallere Türkiye’nin en ünlü sanatçıları getirilerek konserler düzenlenmiştir.

Devlet halıcılık konusuna yeteri kadar eğilmemiş, üreticiler yeteri kadar teşvik edilmemiştir. Türkiye’deki halıcılıkla ilgili bir hedef belirlenememiştir. Dış piyasalarda bize rakip olanlarla rekabet edebilmek için ilmi çalışmalar yapılmamıştır. Türkiye de üretilen halı iplerinde standarda uygunluk tam sağlanamamıştır. Üreticilerde az emek çok para esasından hareket ettiği için kaliteye bakmamış’’ En kısa zamanda ne kadar halı üretirim” hesaplan yapmıştır. Bu saydığımız sebepler ve sayamadığımız başka sebeplerden dolayı halıcılıkta kalite gittikçe düşmüştür.

Bu gün Başçiftlik’te halıcılık maalesef kazanç kapısı olmaktan çıkmış, halı dokumacılığına ilgi gün geçtikte azalmıştır. Şimdilerde ise binlerce halı tezgahından ancak birkaç tanesi çalışır durumdadır.

Kaynak: Dünden Bugüne Başçiftkik (Şaban BOLAT)