Ağız ve Ses Özellikleri

Başçiftlik ağzı tipik Orta Anadolu özelliklerini taşımaktadır. Yine de bazı sözcüklerin söyleniş biçimleri farklı özellikler göstermektedir.

1- “K” sesi kelime başlarına geldiğinde “G” sesine dönüşür, “koyun” yerine “goyun”, “kaşık” yerine “gaşık” gibi.
2- “R” sesi kelime sonlarında genellikle kullanılmaz. “Geliyo, gidiyo, yiyo, içiyo…”
3- “R” ve L sesleri kelime başına geldiklerinde önlerinde “i” veya “ı” sesli harfleri varmış gibi söylenir. “Recep” yerine “İrecep”, “Ramazan” yerine “Iramazan” , “lazım” yerine “ilazım”, “leğen” yerine “ileğen” gibi.
4- Kelime sonlarındaki “N” harfi “nğ” sesine dönüşebilir. “Geldin” yerine “geldinğ” , “gördün mü” yerine “gördünğ mü” gibi.
5- Kelime sonlarındaki “ı” ve “i” sesli harfleri bazen “u” veya “ü” ye dönüşebilir. “Darı” yerine “daru” , “deli” yerine “delü” gibi.
6- Kelime başlarındaki T harfi yerine “d” kullanılabilir, “tatlı” yerine “datlı”, “tane” yerine “dane” gibi.
7- Bazen sözcük içinde “f yerine “i” sesi getirilir, “mısır” yerine “misir” gibi.
8- Kelime başındaki “ö” seslisi “ü” ye dönüşebilir, “öğütmek” değil “üğütmek” şeklinde.
9- İlk hecedeki “ü” sesi “ö” sesine dönüşür, “büyük” yerine “böyük”, “güzel” yerine “gözel” gibi.
10- Kelime sonlarındaki “r” sesi düşerek “i” sesi yerine “ü” sesi gelebilir, “gelir” değil “gelü” , “verir” değil “verü” , “getir” değil “getü” gibi.

MALI BİLMEZ, ALAFI BİLMEZ…
1990 lı yılların başında bir kış günü TGRT Televizyonunda yayınlanmakta olan Telekritik adlı program için çekim yapmak üzere Başçiftlik’e gelirler. Mikrofon, kamera sokakta gezerlerken, sırtında kocaman bir sepetle gelen bir kadın görürler.
Spiker:
– Abla! Hele dur da iki konuşalım
– Konuş bakalım, ne diyeceksin?
– Abla nereden geliyorsun?
– Samanlıktan
– Sırtındaki nedir abla?
– Sepet
– İçinde ne var?
– Alaf
– Abla alaf nedir, ne işe yarar?
– Tamdaki mallara yemek için veririz.
– Abla mal ne demek?
Sırtındaki ağır yükten, soğuktan ve yabancı bir erkekle konuşmaktan İyice rahatsız olan kadın, yüksek sesle:
– Ya hu gardaşım malı bilmiyonğ, alafı bilmiyonğ bi de gelmiş bana soru soruyonğ. Get hele başımdan. Seniğinen uğraşacak kadar avara değülüm.

BALAK GİBİ YÜZÜME BAKMA…
Teneffüste öğretmen odasında otururken İzmirli fen bilgisi öğretmeni bayan heyecanlı bir şekilde içeri girdi.
Yanımdaki öğretmen arkadaş sordu:
– Hayrola Hoca Hanım bir şey mi var?
– Öğrencinin birisi problemlerden birini çözememiş. Ben de açıkladım, öğrenci birden bire ” Aha anağın babağın ne kadar da kolaymış.” Deyince ben bana küfredeceğini düşünmüştüm. Sonunda ne demek istediğini anladım. Bu yüzden biraz şaşırdım.
Arkadaş da o zaman:
Hoca hanım o da bir şey mi? Yaz tatilinde pikniğe gitmiştik. Yanımızda üniversitede okuyan yeğenim de vardı. Ateşi yaktık. Ben malzemeleri hazırlıyorum. Sağa sola koşuşturuyorum. Baktım ateş dağılmış. Yeğenime:
– Oğlum! Balak gibi suratıma bakıp orada söğeleceğine bir korsak getir de şu öğseğüleri toparlayı ver dedim.
Deyince bayan öğretmen:
– Hocam sizin bu söyledikleriniz Türkçe mi?
Hayır, Hoca Hanım, Başçiftlikçe. Deyi verdi.
Odada bulunan hepimiz birden başladık gülmeye.

Kaynak: Dünden Bugüne Başçiftlik (Şaban BOLAT)