Düğün, Nişan ve Evlenme

İlçemizde evlenme yaşı önceleri erkeklerde 17-18, kızlarda 14- 15 idi. Aileye yeni bir yardımcı gelsin diye, ailenin iş gücüne taze iş gücü katılsın diye erkek çocuklar erkenden evlendirilirdi. Günümüzde bu gelenek artık değişti. Askerliğini yapmayınca, tahsilini bitirmeyince, eline işini alıp ailesini geçindirecek geliri bulmayınca kimsenin aklına eş bulmak gelmiyor. Artık iş, eşten önce gelmektedir. Bu yüzden de evlenme yaşı 25-30’lara kadar yükselmiştir. Kızlar içinde aşağı-yukarı aynı şeyleri söylemek mümkündür.

KIZ İSTEME:

Evlilik çağına giren gençlerin evliliğe karar vermesi sonucu erkek tarafının, oğullarının istediği kızı kız tarafından istemeleri (dünürlük) ile başlar. Eskiden ailede baba ve anne isteği ile evlendirilen kızlar çoğunlukta iken, şimdi tamamen olmasa da büyük bir çoğunlukla ortadan kalkmış durumdadır. Her ne kadar anne baba istese de son karar kızındır. Şayet kız zorla birisiyle evlendirilmek istenirse kız, sevdiği erkekle kaçabilir. Şunu da sevinerek belirtmeliyim ki yurdumuzun bazı bölgelerinde görülen töre cinayetlerine İlçemizde rastlanmaz.

Başçiftlik’te başlık parası adeti yoktur. Belediye teşkilatı kurulmadan önce tek tük başlık alan kız babaları var ise de belediye ile birlikte bu olaylar da son bulmuştur. Belediye teşkilatı ile birlikte değişikliklerden birisi de başlık parasının kaldırılması olmuştur.

Evlenme çağına gelmiş, askerliğini yapmış, iş-güç sahibi olan erkek evlenme arzusunu kız kardeşi, annesi veya bir arkadaşı vasıtasıyla babasına iletir. Delikanlının gönlünde biri yoksa yakın çevrenin de yardımıyla münasip bir kız aranmaya başlanır. Uygun kız bulununca görücüye gidilir. Her iki taraf da birbirini araştırır. Her yönüyle uygun bulunursa kız istenmeye karar verilir.

Erkek tarafından anne, baba ve yakınlardan birkaçı kız evine giderler. Hoş-beş, biraz sohbetten sonra “Allah’ın emri, Peygamberin kavli” ile kız istenir. Kızın ailesi “Allah yazdı ise olur” diyerek biraz zaman isterler.

SÖZ ALMA (SÖZ KESME):

Birkaç sefer gidip gelen dünürcülük sonucunda iki tarafında uygun görmesi ile söz kesme merasimi yapılır. Uygun bir gece tayin edilir. Kız tarafının evinde her iki tarafında yakın akraba, eş ve dostları toplanır. Adet gereği erkek tarafından uygun birisi kız babası ya da vekiline Allah’ın emri, Peygamberin kavlini tekrar iletir. Kabul sonucu dua ve âminle pekiştirilir. Yemekler yenilir. Kadınların olduğu bir ortamda söz yüzükleri ve diğer takılar takılır. Kızın arkadaşları kendi aralarında eğlenirler.

ÇIKI (BOHÇA) GÖTÜRME:

Sözün kesildiği akşamın ertesi günü oğlan evi tarafının genç kızları ve genç kadınları tarafından halı, ütü masası, tencere takımı, çaydanlık gibi ev eşyaları ile ekmek, kuruyemiş, lokum, gofret, şeker gibi yiyecekler kız evine götürülür. Kız ve arkadaşları gelenleri karşılar. Getirilenlerden ikramda bulunulur. Hep birlikte yenilir içilir. Beraberce oyunlar oynanır, eğlenilir.

NİŞAN:

Eskiden beri el öpme merasimi de denilen bir merasim tüm İlçe kadınlarının katılımı ile daha önceden tespit edilmiş olan gün ve saatte evde ya da (genellikle) belediye düğün salonunda yapılır. Merasime katılan herkes yakınlık derecesi ve durumuna göre altın, para, kap-kaşık, halı, kilim vb. hediyeleri salona getirilir. İsimler teker teker okunarak hediyeler ortaya konulur. Kimin hangi hediyeyi getirdiği (astığı) yüksek sesle duyurulur. Hediyeler ortada yüksekçe bir yere konularak herkesin görmesi sağlanır. Kimin hangi hediyeyi astığı kız evi ve oğlan evi tarafından kayda alınır. İleride bu hediyelerin karşılığı ödenecektir. Toplumun huzurunda erkek tarafı kızın mihrini teslim eder. Erkek ve kıza nişan yüzükleri burada takılır. Burada toplanmış bulunan tüm hediyeler önce kız evine götürülür. Kız tarafından gelen hediyeler kıza, oğlan tarafından gelen hediyeler ise oğlan evine gönderilir. Sonra bu hediyelerin tamamı da gelinin olur.

Nişandan sonra erkek tarafı kız evine gelinlik görmeye giderler. Yakın akrabalardan da bu ziyarete katılanlar olur. Eğer nişanlılık dönemi uzun sürer, araya bayram girerse oğlan evi kız evine bayramlık gönderir. Kız evi de buna karşılık verir.

ÇEYİZ ASMA:

Düğün başlamadan birkaç gün önce gelin adayının arkadaşları kız evine gelerek düğün bitene kadar oradan ayrılmazlar. Bir taraftan eğlenceler devam ederken diğer taraftan da hazırlıklar devam eder. Bu hazırlıklardan birisi de çeyiz asılmasıdır. Öncelikle evin uygun bir odası bu iş için hazırlanır. Çeyiz demirleri takılır. İpler gerilir. Gelinin bütün çeyizi düzenli bir şekilde buraya yerleştirilir. Böylece hazırlanan çeyiz odası belirli bir süre davetlilerin ziyaretine açıktır. Düğünden bir gün öncesine kadar serili kalan çeyiz tekrar toplanır. Kaynata, kaynana ve diğer yakınlara birer bohça içinde hediyeler ayarlandıktan sonra kalan çeyiz sandıklara yerleştirilir.

Kaynak: Dünden Bugüne Başçiftlik (Şaban BOLAT)